Teori Kanuna Dönüşebilir mi?

Paylaş

Toplumumuzun sık olarak bilim alanında yanılgıya düştüğü konulardan birisi teori ve kanun arasındaki fark. Yaygın bir görüşe göre eğer bir hipotez kanıtlanmamışsa teori, kanıtlanmışsa kanun oluyor. Ancak bilimsel anlamda teori ve kanunun arasındaki fark bundan kaynaklanmadığı gibi arasında böyle bir geçiş olması mümkün değil.

Bilimsel ve kanun arasındaki farkı anlamak için bilimsel yöntemin nasıl işlediğini tam olarak bilmek gerekir. Bilimsel bir sürecin işleyişinde ilk olarak konuyla alakalı sorun belirlenir, bu sorumun çözümü için bir varsayım üretilir ve gözlemle bu varsayımın doğruluğu test edilir. Eğer varsayım gözlem ve deneylerle desteklenemiyorsa o varsayım terkedilir ve gözlemlerle edinilen tecrübelerle yeni bir varsayım ortaya atılır. Söz konusu varsayım yeni bir gözlemle çelişmediği sürece varlığı devam eder.

Bahsedilen süreçte ortaya atılan hipotez sonrasında gözlemlerle geliştirilerek teoriye dönüşür. Ancak görüldüğü üzere daha da kanıtlanarak kanuna dönüşmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı gibi modern bilimde “teori” sanıldığı gibi kanıtlanmayı bekleyen bir varsayım değil, aksine güncel gözlemlerimizle kanıtlanmış ve desteklenmiş bir varsayımdır. Teori ve kanun arasındaki fark ise şudur: teori “Nasıl?” sorusunun yanıtını, kanun “Ne? Sorusunun cevabını verir. Örneğin evrim bir yasadır ve bu yasanın nasıl işlediğini ise evrim teorisi anlatır. Evrim Teorisi gözlemlerle desteklenmiş ve geçerliliğini koruyan bir teoridir. Gelecekte belki yerine başka teoriler üretilebilir ancak ne günümüzdeki Evrim Teorisi ne de yerine geçebilecek olası bir teori hiçbir zaman kanuna dönüşemez. Teorilerin yanlış olduğu ortaya çıkabilir buna en güzel örnek 300 yıl boyunca kabul edilmiş Newton’un Kütle Çekim Teorisi yerine Albert Einstein’in ortaya Genel Görelilik Teorisi örnek verilebilir. Ancak bir teorinin yerine başka bir teori ortaya atılması, bir önceki teoriyi tamamen geçersiz ve yanlış kılmaz: Newton’un teorisi daha pratik olması nedeniyle küçük hesaplamalarda hala kullanılır. Buradan şu sonuç çıkmaktadır: Önceki teorinin yerini alan yeni teori, önceki teoriyi tamamen yanlış kılmaz ancak önceki teorinin açıklık getiremediği kısımları da açıklayıp daha gelişmişi olur.

Özetle teori ile kanun arasında herhangi bir hiyerarşik düzen olmadığı gibi, bilimsel anlamda ortaya atılmış her teorinin de gözlem ve deneyle kanıtlanmış olduğunu söyleyebiliriz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir